Untitled Document

GENEL BİLGİLER

Türkiye Hakkında
  • Farklı kültürlerin ve medeniyetlerin birlikte yaşadığı bir tarih hazinesi.
  • Doğal güzellikler, muhteşem manzaralar ve ılımlı hava koşulları.
  • 72 milyona varan ve yaş ortalaması 27 olan dinamik bir nüfus.
Demokrasiye ve çoğulculuğa bağlı
  • 1946’dan itibaren çok partili parlamenter demokrasi.
  • Nüfusunun %99’u Müslüman olan laik ve demokratik bir devlet.
Serbest piyasa ekonomisi
  • İki Türk uydusu vasıtasıyla 16 genel TV newtorkü ile yayın yapan serbest ve özgür medya.
  • 1952’den itibaren NATO üyesi, 1996’dan itibaren AB Gümrük Birliğinin bir parçası, 1999’dan itibaren AB aday ülkesi ve 2005’den itibaren AB ile müzakere eden Türkiye.
Stratejik konum
  • Avrupa ve Asya arasında fiziksel ve kültürel bir köprü.
  • Karadeniz havzasındaki ülkelere Boğazlar yoluyla sıcak denizlere bağlanmayı sağlayan çıkış noktası.
  • Orta Asya ve Kafkaslardaki bağımsız ülkelerin gelişimine destekleyen bölgenin önemli bir oyuncusu.
  • Hazar petrolünün ve doğal gazının ihracı için potansiyel bir enerji terminali.
Bölgesel bir lider
  • Dünyada gerçekleştirilen BM barış harekâtlarının önde gelen katılımcılarından.
  • Balkanlardan Kafkaslara uzanan ve bu alandaki 11 ülkeyi kapsayan Karadeniz Ekonomik İş Birliği Teşkilatı’nın kurucularından.
  • Ortadoğu Barış Sürecini destekleyen; İsrail ile Filistin tarafının talebine cevaben El-Halil’deki Geçici Uluslararası Güç’e destek veren ülkelerden biridir.
Bir ekonomik güç
  • Modern bir telekomünikasyon ve ulaşım ağına sahip.
  • Dünyanın, genişlik olarak on yedinci büyüme hızı olarak dördüncü büyük ekonomisi.
  • Gayrisafi milli hasılasına oranla dördüncü büyük bağışcı ülke.
  • Çeşitli ülkelere yapılan insani yardımların da içinde olduğu, ekonomik ve teknik asistanlık alanında toplam 3.5 milyar dolarlık bağış yapan.
  • Yalnızca Rusya’ya yatırımı $10 milyara ulaşan özel sektöre sahip.
  • Yıllık ortalama %5 büyüme oranı ile, Akdeniz’de en hızlı büyüyen ülke.
  • Kablodan arabaya kadar farklı ürünlerin 155 ülkeye ihracatçısı.
  • Avrupa’nın en büyük tekstil ve giyim tedarikçisi.
  • ABD’de dışında F-16 üretimi yapılan tek ülke.
  • Coca-Cola, Chase Manhattan, Philips ve Siemens gibi uluslararası şirketlerin yer aldığı bölgesel bir merkez.
Fırsatlar ülkesi
  • Petrol, telekomünikasyon, bankacılık ve havayolu işletmesi gibi alanlarda çalışan devlet şirketlerinin de dâhil olduğu özelleştirme programları.
  • Güneydoğu Anadolu’daki hidroelektrik santraller ve sulama sistemleri ile tarımsal endüstriler için geniş fırsatlar yaratan GAP projesi ve kalkınma planları.
  • Yabancı yatırımcılara önemli bir fırsat sunuan yılda 4.5 milyar $ enerji yatırım programları.
  • Dünyada gelişen pazarlar arasından ilk 10’da yer alan fırsatlar ülkesidir.
İstanbul Hakkında
Eski Dünyanın merkezinde yer alan İstanbul tarihi abideleri ve şahane tabii manzaraları ile ünlü, önemli bir megapoldür. Asya ile Avrupa Kıtaları'nın dar bir deniz geçidi "Boğaziçi" ile ayrıldığı yerde, iki kıta üzerinde kurulu tek şehirdir. 2500 yılı aşan bir tarihe sahip olan İstanbul, deniz ve karaların kucaklaştığı bu stratejik bölgede kuruluşunu takiben önemli bir ticaret merkezi olmuştu. Tarihi İstanbul şehri üç tarafını Marmara Denizi, Boğaziçi ve Halic'in sardığı bir yarım ada üzerinde yer alır. Burası 3 dünya imparatorluğuna, Roma, Bizans ve Osmanlı Türkleri'ne başkent olmuş,1600 yılı aşan bir süre boyunca 120 den fazla imparator ve sultan burada hüküm sürmüştür. Dünyada bu özelliğe sahip tek şehirdir. Gelişim sürecinde surlar her defasında daha batıya inşa edilerek şehir 4 defa genişletilmişti. 5.yy Roma devri surları ile çevrili, 7 tepe üzerine kurulu İstanbul, Türk sanatının şaheser eserleri, buralara kondurulmuş "taçlar" gibi, Sultan camileri ile süslüdür. Şehrin silueti her yönden güzel, muhteşem ve huzur verici bir manzaradır. Çok emin bir tabii liman olan Haliç şehrin gelişmesinde önemli rol oynamıştı. Ana yolların denize ulaştığı kavşak noktasında yer alması, kolay savunulur bir yarım ada, ideal iklim, zengin ve cömert tabiat, stratejik Boğaziçi'nin kontrolü gibi özellikler ve coğrafi konumunun dünyanın merkezinde bulunması İstanbul'un kısmetidir.

İmparatorluklar başkenti olduğu sıralarda, devlet ile birlikte dinlere de idari merkez olmuş, Doğu Hıristiyanlığı Patrikliği kurulduğu zamanlardan günümüze kadar bu şehirde üslenmiş, Hıristiyan dünyasının en büyük ilk kilise ve manastırları buradaki pagan mabetlerinin üzerinde yükselmişti.

İstanbul'un fethini takiben yüz yıl gibi bir sürede sanat eserleri camiler, saraylar, okul, hamam, ve diğer tesisler şehri donatıp Türk karakterine kavuşturmuş, harap halde mevcut kiliselerin bazıları da tamir ve tadil edilerek camiye çevrilmişlerdi. Osmanlı Sultanlarının İslam Dini'nin halifeleri olduğu 16.yy dan Cumhuriyetin ilk yılı 1924 e kadar bu sembolünde merkezi İstanbul'dur. Yahudilik her liman şehrinde olduğundan daha fazla İstanbul'da yerleşmiş,15 yy da Türk'lerin İspanya'dan kurtarıp getirdikleri de mutlu, yeni hayat tarzına bu şehirde başlamışlardı.İstanbul,cami,kilise ve sinagogların yan yana mevcudiyetlerini sürdürdüğü bir toleranslar merkezi olagelmiştir. Osmanlı İmparatorluğu çöküş yıllarında şehir, zengin, gösterişli bir çok eser ile süslenebilmiş, saraylar Avrupa sanatının tesirinde yapılmış, Haliç'in kuzey yamaçları Galata ve Beyoğlu semtleri Avrupai kimliklerine bürünmüşlerdi. Birinci Dünya savaşlarında taraf olan İmparatorluk çöküp yerine kurulan genç Cumhuriyetin başkenti Ankara'ya taşıması, İstanbul'un önemini azaltmamıştır. 2. Dünya savaşlarını takip eden yıllarda başlayan ve 1950 den sonra hızlanan plansız gelişme eski şehrin dokusuna tesir etmiş, maalesef ahşap yerleşim yerleri süratle yok edilirken her yer beton binalarla dolmuştur. Dışardan yapılan göçler ile nüfus patlamasına uğrayan İstanbul kısa sürede tarihi surların çok ötelerine taşmış, sur içi alanlar atölye, fabrika ve iş yerlerinin istilasına uğramış, açılan ana arterler trafik için çözüm sağlayamamış, alt yapı eksikliğinden dolayı Haliç ilk kirlenen yer olmuştu. 1980'li yıllarda başlayan kurtarma hamleleri ile İstanbul tarihinde görmediği bir yeniden yapılanma sürecine girer. Haliç kıyılarında binlerce yapı istimlak edilerek kıyı boyu yeşil kuşakla çevrelenmiş, Marmara Denizi kıyıları doldurularak park ve bahçelerle donatılmıştır. Drenaj sistemleri tamamlanarak, atık sular fiziki ve biyolojik arıtılmış, şehri çevreleyen denizlerin kirlenmesi önlenmiş, hava kirliliği, artık doğal gaz kullanıldığı için oldukça azalmıştır.

Roma şehir surları restorasyonları başlatılmış, can damarı Beyoğlu yeni açılan bir cadde ile kurtarılmış, daha önceki yıllara nazaran genel temizlik, bakım, çöp işleri Avrupa standartlarını yakalamıştır. Çevre yolları Boğaziçi'ni 2 asma köprü ile geçerek kıtaları bağlarken, Avrupa yakası hızlı tramvay ve nihayet metro sistemine kavuşmuş, kıyılarda inşa edilen deniz otobüsleri terminalleri ile deniz taşımacılığında sürat ve konfor sağlanmıştır. Tarihi yarım adadaki bütün sınai tesisler şehir dışında yapılan modern sitelere taşınırken, yeni şehirler ve uluslararası otobüs terminali de trafik yoğunluğunu rahatlatmıştır. Eski hapishane binası ile şehrin betonarme ilk büyük yapısı 5 yıldızlı otellere çevrilerek turizme tahsis edilmişlerdir. Şehir doğu-batı ekseninde Marmara kıyıları boyunca dinamik büyümesini tüm hızı ile sürdürmekte, gelişmektedir.

 
LookUs
& OnlineMakale